Bilançosu son çeyrekte parlayacak şirketler

BIST’te son çeyrek bilanço beklentileri konuşulmaya başladı. Biz de son beş yılda son çeyrek satış oranı yüksek ilk 20 şirketi sıraladık. Listede teknoloji şirketleri önde görünürken havayolu şirketleri ile otomotiv gibi ihracatçı sektörler beklentilerde öne çıkıyor. Uzmanlara göre, şirketleri incelerken, yıl sonu bilanço beklentisinin yanında temettü politikasına da önem verilmesi gerekiyor.

Kasım ayına 110.000’in üzerinde başlayan BİST-100 Endeksi, ay içinde 115-093 puanla tarihi zirvesini yenilese de ayı yüzde 4,13 düşüşle 103.984’ten kapattı.>-Bir ay içinde yaşanan büyük değer kaybı sonrası dikkatler aralık ayına çevrildi. Önceki haftalardan farklı olarak geçen hafta ABD, Çin ve Avrupa’da kâr satışları olurken, Türkiye piyasaları dünyadan pozitif aynştı.

ID:49662425

Önceki haftayı 103.559’dan kapatan BİST-100 Endeksi, geçen hafta içinde 107.921’e kadar yükseldi.

“DAHA KÖTÜ NE OLABİLİR?”

îş Yatırım analistleri, Wall Street’in rekorlar kırdığı kasım ayında MSCI Türkiye Endeksi’nin yüzde 10 gerileyerek açık ara en kötü performans gösteren gelişmekte olan ülke (GOÜ) endeksi olduğunu söylüyor. “Geçen hafta ise TL’den devlet iç borçlanma senetlerine, Euro-tahvillerden hisse senetlerine tüm varlık gruplarında GOÜ’lerin önüne geçtik” diyen İş Yatırım analistleri, piyasalardaki iyimserliğin arkasında ise bundan daha kötüsü olmaz düşüncesinin yattığını ifade ediyor. İş Yatırım analistleri, bu düşünceyi, “Enflasyonun son 14 yılın en yüksek seviyesine, reel kurun muhtemelen en düşük seviyeye gerilediği konjonktürde ‘Daha kötü ne olabilir?’ diyen piyasalar bardağın dolu tarafını görmeye çalışıyor” diyerek açıklıyor.

Okumaya devam et

Reklamlar
ekonomi iş içinde yayınlandı | , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Murat Ülker, otopark işletiyor!

Türk iş dünyası içinde son dönemlerde en çok konuşulan isimlerden biri hiç kuşkusuz Yıldız Holdingin patronu Murat Ülker’dir. Yaptığı satın almalar ve şirket satışlarıyla her daim gündemdedir. 2007 yılında 850 milyon dolara Godiva’yı, 2014 yılında da McVities markasının sahibi United Biscuits’i 3.3 milyar dolara satın aldı.

Ana iş kolu olarak belirlediği bisküvi, çikolata ve atıştırmalık grubunu da Pladis çatısı altında toplayarak yeniden yapılanmaya girdi. Yıldız Holding, 2016 sonu rakamlarıyla 14 ülkede 83 fabrikası ile 34.3 milyar TL ciroya ulaşmış durumda. Ciro dağılımı da şöyle. Pladis (United Biscuits, Ülker, DeMet’s, Godiva FDM) 14.3 milyar TL, Yıldız Gıda Grubu (Pladis dışında kalan gıda isleri) 5.5 milyar TL, Yıldız Gıda dışı işler 11.1 milyar TL ve Gözde Girişim 3.4 milyar TL ciro yapıyor.

Türkiye’nin global ölçekte iş yapan sayılı gruplarından biri olan Yıldız Holding’in merkezi İstanbul Çamlıca’da.

Bu bölgeyi bilenler bilir. Sokaklarında park yapmak zordur. Şirket çalışanları ve misafirlerin kullanımı için holding merkezinde katlı bir otopark bulunuyor. Geçtiğimiz günlerde biz de tesadüfen öğrendik. Bir işadamı iş toplantısı için Yıldız Holdingin merkezine gitmiş. Aracını da haliyle katlı otoparka bırakmış. Aracını alıp çıkış noktasına geldiğinde bir sürprizle karşılaşmış. Otopark ücretliymiş. Tabii işadamı otopark ücretini ödeyip çıkmış. Yıldız Holding’e işi düşenlere, aracıyla gidenlerin bilgisine. Dünya çapında ses getirecek işlere imza atan Murat Ülker, otoparkı ücretli hale getirmiş… Kaynak: http://www.usakhaber.gen.tr/firmalar-neden-bayilik-vermek-ister.htm

Haberler içinde yayınlandı | , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Turizmde Türkiye’ye geri dönüş başladı

Büyük dönüş başladı

Kültür ve Turizm Bakanı Numan Kurtulmuş Türk turizminin artık dip noktadan kurtulduğunu söyledi. Bakan Kurtulmuş, 6iYılsonunda 31.4 milyon turist, 26 milyar dolar turizm geliri bekliyoruz” dedi…

TÜRKİYE’NİN 2016 yılında yaşadığı dip seviyeyi turizmde atlatmaya başladığını söyleyen Kültür ve Turizm Bakam Numan Kurtulmuş, ilk 10 ayda Türkiye’ye gelen turist sayısının yüzde 28 artışla 29.1 milyona, turizm gelirlerinin ise ilk dokuz ayda 20.2 milyar dolara ulaştığım söyledi. Tahminlere göre bu yıl Türkiye’ye 31.4 milyon turist beklendiğini dile getiren Bakan Kurtulmuş, “Turizm gelirinin ise 26 milyar dolar seviyelerinde olmasını bekliyoruz. 2016’daki dip noktanın ardından Türkiye’ye geri dönüş başladı” dedi.

“HEDEF 1000 DOLAR”

Bu yıl Antalya’da yedincisi düzenlenen Uluslararası Resort Turizm Kongresi’nde konuşan Bakan Kurtulmuş, “Turizmdeki başarı, turist sayısı ile ölçülmez. Turizm geliri de çok önemli. Şu anda turizmde kişi başına düşen ortalama harcama 664 dolar. Hedefimiz 2023’te bunu 1000 dolar seviyelerine çıkarmak” diye konuştu.

Türkiye’ye en çok turist gönderen ülkeler arasında ilk 10 ayda 4.6 milyon ile Rusya’nın ilk sırada yer aldığım, Almanya’nın 3.3 milyon ile ikinci sırada olduğunu, İran’ın ise 2.1 milyon turist ile üçüncü sırayı aldığını kaydeden Bakan Kurtulmuş, “Avrupa’daki seçimlerde Türkiye’ye karşı oluşan siyaset dilini göz önünde bulundursak, Almanların Türkiye’ye gelmemesi gerekirdi. Ancak Almanlar geldi. Siyasetin dili başka, turizmin dili başkadır. Türkiye’yi tanıyan, kültürel zenginliğini bilen Alman turistler Türkiye’ye gelmeye devam etti” diye konuştu.

Okumaya devam et

Haberler içinde yayınlandı | , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Uyuşmazlıkları artık arabulucular çözecek

Yeni düzenleme yargı mercilerinin iş yükünü azaltmak ve kısa sürede uyuşmazlıkları çözüme kavuşturmak amacıyla getirildi. İş uyuşmazlıklarında mahkemeye başvurmadan önce artık arabulucuya başvurulmak zorunda…

YARGI ve iş dünyasında uzun süredir tartışılan ve beklenen 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu, 24 Ekim 2017’de yürürlüğe girdi. 1 Ocak 2018’den itibaren zorunluluk geçerli oluyor. Bununla, hukukuırtuzda henüz yaygınlaşmamış olan arabuluculuk mekanizmasını iş uyuşmazlıklarında zorunlu kılan düzenlemeler uygulamaya konulmuş olacak.

Yargı mercilerinin iş yükünü azaltma ve kısa sürede uyuşmazlıkları çözme amacıyla iş hukukunda getirilen yeni düzenlemeyle, mahkemeye başvurmadan önce arabulucuya başvuru zorunluluğu getirildi. Kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talebiyle açılan davalarda, arabulucuya başvurulması dava şartı haline getirildi.

HANGİ UYUŞMAZLIKLARI KAPSIYOR?

1 Ocak 2018’den itibaren kıdem ve ihbar tazminatı alacakları, fazla mesai ve yıllık izin ücreti gibi işçilik alacakları ve işe iade taleplerinde, dava açmadan önce arabuluculuğa başvurmak zorunlu hale geliyor. Bu taleplerde arabulucuya başvurmadan doğrudan dava açılması halinde, açılan dava derhal usulden reddedilecek. Davanın bu sebeple reddedilmesi halinde, kesinleşen ret kararının uyuşmazlık taraflarına tebliğinden itibaren iki hafta içinde arabulucuya başvurulması mümkün. Taraflar arasında arabuluculuk aşamasında anlaşma sağlanamazsa taraflar mahkemeye gidebiliyor.

Kanun, iş kazası veya meslek hastalığı ile ilgili talepleri ise ayrı tutuyor. Bu konulardan kaynaklanan tazminat ve bunlarla ilgili tespit, itiraz ve rücu davaları arabulucuya başvurmaksızın doğrudan mahkemede açılabiliyor. 1 Ocak 2018 itibarıyla ilk derece mahkemeleri ve bölge adliye mahkemeleri ile Yargıtay’da halihazırda görülmekte olan davalar hakkında da arabuluculuk hükümleri uygulanmıyor.

Okumaya devam et

Haberler içinde yayınlandı | ile etiketlendi | Yorum bırakın

En Hesaplı Konutlar ve Fiyatları

Gayrimenkul sektöründe son 15 yılda gözlenen gelişimle birlikte kent merkezlerinin değer kazanması, konut fiyatlarının da hızlı yükselmesine neden oldu. Artık metrekaresi 3 bin TL’nin altında konut bulmak çok zor. Özellikle kent merkezine gidildikçe metrekare fiyatları 8-12 bin TL seviyesine kadar çıkabiliyor. Orta ve alt gelir gruplarının konut almasının neredeyse imkansız olmaya başladığı günümüzde, İstanbul’un çeperleri olarak adlandırılan Pendik, Kurtköy, Beylikdüzü, Esenyurt gibi semtlerde hala ulaşılabilir fiyatlı konut bulmak mümkün. Ucuz fiyatlarla konut almak isteyenler için yaptığımız araştırmada Timur Gayrimenkul’den DKY İnşaat’a, Özyurtlar’dan Babacan Holding’e kadar 46 markalı üreticinin 50 konut projesine ulaştık.

İstanbul’da özellikle şehir merkezi olarak kabul edilen bölgelerde, arsa maliyetlerinin çok yüksek olması, arsa stokunun giderek azalması gibi nedenlerden dolayı konut fiyatları çok artmış durumda. Bu bölgelerde üretilen konutların metrekare fiyatları 8-12 bin TL bandında gezerken sadece üst gelir grubuna hitap ediyor. Oysa Türkiye’deki konut talebinin büyük bir kısmı orta ve alt gelir gruplarının talebinden oluşuyor.

Günümüzde giderek yükselen metrekare fiyatları nedeniyle orta ve alt gelir grupları için konut almak neredeyse imkansız olmuş durumda. Ancak son yıllarda geliştirilen metro, metrobüs gibi ulaşım projeleri İstanbul’un çeperlerine ulaşımı kolaylaştırmanın yanı sıra bu bölgelerde de ulaşılabilir fiyatlı yeni konut bölgeleri oluşmasına katkı sağlıyor. Kurtköy, Esenyurt, Beylikdüzü, Çek-meköy, Maltepe, Kartal, Tuzla bu bölgeler arasında başı çekiyor. Bu bölgeler geniş arsa stoklan ve merkeze göre ulaşılabilir fiyatlı arsalan barındırmaları nedeniyle orta ve alt gelir grupla-nna hitap eden markalı konut üretimine fırsat sunuyor. Bu nedenle söz konusu bölgeler orta ve alt gelir gruplarına yönelik proje üretmek isteyen şirketlerin üretim üssü haline gelmiş bulunuyor.

DKY İnşaat’tan Özyurtlar Holding’e, Babacan Holding’ten Kiler GYO’ya kadar 46 markalı konut üreticisi firmanın 1 +İlerden 4+1’lere kadar farklı büyüklüklerde konudan içeren ulaşılabilir fiyatlı 50 projesini tespit ettik.

ULAŞIM ETKİSİ

İstanbul’da ulaşım projeleriyle merkeze bağlanan bölge sayısının artması, yeni gelişim bölgelerini de doğuruyor. İstanbul’da günümüzde orta ve alt gelir grubunun ulaşabileceği konut projeleriyle öne çıkan Esenyurt, Beylikdüzü, Sultanbeyli ve Sancaktepe gibi bölgeler, arsa fiyatlarının merkeze göre daha düşük olması ve ulaşım projeleriyle merkeze erişimlerinin kolaylığıyla dikkat çekiyor.

Karden İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Paşa Karadeniz, ulaşılabilir fiyatlı proje geliştirirken doğru lokas-yonda yer almasına, ana ulaşım aksları ile olan yakınlığına, kullanışlı peyzaj alanları ile ferah olmasına, okulu ve çarşısı ile kendi kendine yeten bir proje olmasına dikkat ettiklerini söylüyor.

Endeksa CEO’su Görkem Öğüt, İstanbul’da ulaşım projeleriyle pek çok bölgenin daha erişilebilir olduğunu, yeni bölgelerde arsa fiyatlarının merkeze göre daha düşük olması nedeniyle buralarda üretilen konut projelerinin orta ve alt gelir grubu için cazip hale geldiğini söylüyor.

Yakın zamana kadar çok bilinmeyen bölgelerin adının duyulmaya başlandığına dikkat çeken Öğüt, ulaşım projelerinin artmasıyla yeni bölgelerin de cazip hale geleceğini, orta ve alt gelir grubuna yönelik projelerin bu bölgelerde artacağını belirtiyor.

Son dönemde mevduat faizlerinde yaşanan artışın yatırımcıyı konut yatırımından mevduata yönelttiğini hatırlatan Görkem Öğüt, “Bu durum da konut piyasasında durgunluğa neden oldu. Alınacak önlemlerle orta ve alt gelir grubunun daha fazla tercih edeceği konut kredilerinin cazip hale getirilmesi bu kitledeki talebin artmasını sağlayacaktır” diyor.

AMORTİSMAN SÜRELERİ

Ulaşılabilir fiyatlı konut üretilen bölgelerden yapılan alımların büyük bir kısmını yatırım amaçlı alımlar oluşturuyor. Çünkü insanların büyük bir kısmı işine yakın yerlerde kirada oturup ulaşabileceği fiyattan konut satılan yerlere yatırım yaparak burada aldığı evi kiraya vermeyi seçiyor. Bir başka deyimle kentin çeperindeki bölgelerin geleceğine yatırım yapıyor. Böylece hem ulaşabileceği bir ev satın almış oluyor hem de gelecekte bu evi satıp üzerine biraz daha ekleme yaparak daha merkezi bir lokasyonda ev alma umudunu destekleyen bir adım atmış oluyor. Hal böyle olunca da yatınm yapılan bölgedeki yatırımın geri dönüş süresi yani amortisman süresi büyük önem kazanıyor.

Gayrimenkul değerlemede dijital teknolojileri kullanan www.bayilikverenfirmalar.biz’in verilerine göre, Esenyurt’ta ortalama konut fiyatı 225 bin TL, konut yatırımının geri dönüş süresi ortalama 19 yıl. Beylikdüzü’nde ortalama konut fiyatı 325 bin TL olurken, konut yatırımının geri dönüş süresi ise 25 yıl. Villa tipinde konutların yanı sıra orta ve alt gelir grubuna hitap eden konut projeleri ile de öne çıkan Pendik-Kurtköy’de ortalama konut fiyatı 325 bin TL, konut yatırımının geri dönüş süresi ortalama 23 yıl. Ulaşım kolaylığı nedeniyle son birkaç yılda yıldızı parlayan Sultanbeyli’de ortalama konut fiyatı 295 bin TL, konut yatırımının geri dönüş süresi ortalama 20 yıl. Sabi-ha Gökçen Havalimanı’na olan bağlantıları, TEM otoyolu ve TEM-Kartal bağlantı yolu nedeniyle önemi artan Sancaktepe’de ortalama konut fiyatı 300 bin TL, konut yatırımının geri dönüş süresi 20 yıl.

MALİYETLER NASIL DÜŞER?

Konut üretiminde en büyük maliyet kalemini arsa bedeli oluşturuyor. Her geçen yıl büyüyen İstanbul’da merkezi lokasyonlarda arsa stokunun azalması ve arsa maliyetlerinin yükselmesi nedeniyle bu bölgelerde ucuz fiyatlı konut üretilemez hale gelindi. Oysa İstanbul’da konut fiyatlarının giderek artmasına karşın arsa fiyatlarının daha makul seviyelerde olduğu Anadolu kentlerinde fiyatlar daha ulaşılabilir seviyelerde. Bu durum da konut üretiminde ana kalem olan arsa fiyatlarının İstanbul’da ne kadar da çok arttığını kanıtlar nitelikte.

BELEDİYELERE ÇAĞRI

Bugün İstanbul’da arsa dahil konut maliyetinin 3 bin TL ile 3 bin 500 TL arasında olduğuna dikkat çeken Cihan İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Ertuğ-rul Yavuz Pala, Anadolu’da konut maliyetinin arsa dahil bin 200 TL ile bin 500 TL arasında olduğunu, İstanbul’daki pahalı arsalar nedeniyle ucuz konut üretmenin zorlaştığını vurguluyor. Sosyal tesisler, peyzaj, otopark gibi donatıların inşaat maliyetlerinin yaklaşık yüzde 30’unu oluşturduğuna dikkat çeken Pala, maliyetleri düşürmek için şu önerilerde bulunuyor: “Bu donatıların yapımı ilgili belediyeler tarafından üstlenilmeli. Sosyal tesislerin kullanım oranı yüzde 5-10’u geçmiyor. Belediyeye ödenen ruhsat harçları, iş güvenlik giderleri, SGK, teknik ve idari personel masrafları yaklaşık yüzde 15-20’lik bir oran tutuyor. Bu konularda yapılacak düzenlemelerle, getirilecek makul seviyedeki standartlarla tasarruf sağlanabilir. Siteler yerine eskiden olduğu gibi sokakları, çarşı paza-n olan konutlar üretilmeli.”

İnşaat maliyetlerinin büyük bir bölümünü arsa maliyetlerinin oluşturduğunu hatırlatan STCA Gayrimenkul Yönetim Kurulu Başkanı Aydın Aslan-dağ, ulaşılabilir fiyatlı ucuz konutlar üretilebilmesi için arsa maliyetlerinin düşürülmesi gerektiğini söylüyor. Aynı zamanda kentsel dönüşüm hızlandırılarak, bir bina kentsel dönüşüme girene kadar oluşturduğu maliyetin konut fiyatlarına yansımasının önüne geçilmesi gerektiğine de işaret eden Aslandağ, inşaat şirketlerinin de ucuz konut üretmeye yönelik projeler geliştirmeleri gerektiğini vurguluyor.

FİNANSMANIN ÖNEMİ

Ulaşılabilir fiyatlı konut üretmek için en önemli konulardan biri de konut finansman maliyeti yani krediler oluyor. Konut üreticilerinin kredisiz satışa yönelmeleri, kendi bünyelerinde vadelendirme yoluna gitmeleri gerektiği de belirtiliyor. Bunun için teslim süresinin 36 aydan 48 aya çıkarılmasının da fayda sağlayabileceği konusunda görüşler bulunuyor.

Son dönemde konut kredisi faiz oranlarının psikolojik eşik olarak adlandırılan yüzde l’in üzerine çıkması, markalı konut üreticilerinin kendi bünyelerinde ve bankalarla anlaşmalar yaparak kampanyalar geliştirmelerine neden oluyor. Finansal gücü yüksek şirketlerinin büyük bir kısmı, kendi bünyelerinde 60 aya varan vadelerle satış yapıyor. Bu da tüketicilerin konut alımlarını kolaylaştırıyor.

Ertuğrul Yavuz Pala, “42 aya kadar bünyemizde vade yapıyoruz. Yüzde 60’ı 36 ay, geri kalan yüzde 40’ı da 60 ayda ödenecek bir kampanya üzerinde çalışıyoruz” diyor. Pala, projede faydasız alanları en azda tutmak için daire ve dekorasyon planlarında titiz dav-randıklannı ve tüm fonksiyonlan rahat bir şekilde yerine getiren konutlar ürettiklerini söylüyor.

Insay Yapı Yönetim Kurulu Başkanı İhsan Çulhalık, ulaşılabilir fiyatlı konut üretiminin artırılabilmesi için konut finansman modellerinin geniş kitlelerin kullanabileceği şekilde düzenlenmesi ve geliştirilmesi gerektiğine dikkat çekiyor. Çulhalık, “Öncelikli olarak var olan finansman yöntemleriyle hedef kitlemizin kullanabileceği modeller geliştiriyoruz. Kredi taksitlerinin ötelenmesi, alıcıya uygun ödeme alternatiflerinin gerçekleştirilmesi en önde gelen çözümler” diyor.

DEVLET DESTEK OLMALI

Türkiye’de orta ve alt gelir grubunun özellikle büyük kentlerde her geçen yıl artan konut talebinin karşılanması için devletin uygun maliyetli arsa sağlaması gerektiğine dikkat çekiliyor. Hatta markalı konut üreticilerinin arsa geliştirmeleri sürecinde arsa sahipleri ile üretici şirketler arasında devletin belediyeler kanalıyla bir bariyer oluşturup arsa maliyetlerinin daha da yukarılara taşınmasının önüne geçmesi gerektiğine de dikkat çekiliyor. Özellikle önümüzdeki 15 yıllık süreçte gerçekleştirilmesi planlanan kentsel dönüşüm sürecinde fiyatların daha da artmaması için maliklerle dönüşüm yapacak şirketler arasında belediyelerin bir tampon görevi üstlenmesi gerektiğine de vurgu yapılıyor.

UCUZ ARSA VAR M!?

Günümüzde giderek azalan arsa stoku konusunda inşaatçıların yapabileceği bir şey olmadığını belirten Ak-kuş Gayrimenkul Yönetim Kurulu Başkanı Abdulkadir Akkuş, devletin uygun maliyetli arsa bularak sektöre sunması gerektiğini vurguluyor. Akkuş, “Burada ancak kentsel dönüşüm yoluyla kazandırılabilecek arsalar olabilir. Kentsel dönüşümde de İstanbul’da arsa sahipleri tarafından istenen yüksek kat karşılığı oranlan, projelerin uygun fiyatlı çıkmasına engel oluşturuyor” diyor. Maliyetleri düşürmek için kullanılmayan sosyal alanları projeye ilave etmekten kaçındıklarını belirten Akkuş, sadece daha lüks gözüksün diye bu tür alanları projelerine dahil etmediklerini de söylüyor.

Ulaşılabilir fiyatlı konut projelerinin artması için devletin arsa üretimine ağırlık vermesi gerektiğini belirten Erguvan İnşaat Yönetici Ortağı Emre Ma-raşlı, arsa sahiplerinin kat karşılığı oranlarıyla yetinmeyip üstüne nakit para talep etmelerinin projelerin fiyatlarını yükselttiğini vurguluyor.

TSKB GAYRİMENKUL DEĞERLEME GNL. MD. MAKBULE YÖNEL MAYA
“KENTİN ÇEPERLERİ UCUZ”

“Ulaşılabilir fiyatlı konutlar arsa fiyatları nedeniyle şehrin çeperlerinde yapılabiliyor. Kent merkezinde arsa fiyatları çok yüksek. Çeperlerde hem arsa üretmek hem de daha hesaplı arsa bulmak mümkün. Metrekaresi 6 bin TL’ye kadar olan evler daha kolay satılıyor. Rakam bunun üzerine çıkınca satış zorlaşıyor. Kentin çeperlerindeki ulaşılabilir fiyatlı konutlar yatırımlık alınıp bir süre sonra satılıyor ya da düzenli kira geliri için alınıyor. Zaman zaman oturum amaçlı da alınabiliyor. Ulaşım projeleriyle bir süre sonra gelişecek olan çeperlerde yapılan yatırım geleceğe yapılan yatırım oluyor.”

DKY İNŞAAT YÖNETİM KURULU BAŞKANI ALİ DUMANKAYA
“ÖDEME SİSTEMİ GELİŞTİRDİK”

“Müşterilerimizin kendi bütçe ve ödeme koşullarına göre ödeme planlarını diledikleri gibi oluşturabileceği Ekopratik Ödeme Sistemi adıyla yeni bir ödeme sistemi geliştirdik. Müşteriler istedikleri vadelerde diledikleri peşinat ve ara ödeme tutarlarıyla kendi ödeme planlarını oluşturabiliyor. Arsa maliyetlerinin düşürülmesi, haksız rekabetin önlenmesi için devlet teşviki gerekli”

BABACAN HOLDİNG YÖNETİM KURULU BAŞKANI İBRAHİM BABACAN
“ARSA MALİYETLERİ DÜŞMELİ”

“Günümüzde ulaşılabilir fiyatlı konut projeleri üretmek için kendi arsalarımızı geliştirmeye önem veriyoruz. Arsa maliyetlerini en aza indirerek, kendi arazilerimizde hayata geçirdiğimiz projelerle daha uygun fiyatlı daireleri satışa sunuyoruz. Ulaşılabilir fiyatlı konut projelerinin artması için, arsa maliyetlerinin azaltılması ve KDV oranlarının düşürülmesi gerektiğine inanıyorum!’

GARANTİ MORTGAGE GENEL MÜDÜRÜ MURAT ATAY
“HERKESE UYGUN KREDİMİZ VAR”

“Her müşteri segmentine konut kredisi sağlıyoruz. Bunu yaparken de kişiye özel ödeme planlarıyla, piyasa maliyetlerine en uygun kredi fiyatı ve maliyeti sunmaya çalışıyoruz. Orta ve alt gelir düzeyindeki konut alıcılarına konut üretebilmek için yeni atanlar oluşturulması, daha doğrusu kentsel dönüşümü daha etkin hale getirmek gerekiyor. Ayrıca kamunun sahip olduğu TOKİ, Emlak GYO ve Kiptaş gibi kurumların mevcut arsalarında ve yeni alanlarda düşük kârlar gözeterek konut üretmelerinin bu gelir grubunu alım yapmaya çekeceği inancındayız”

216 YAPI YÖNETİM KURULU BAŞKANI BİLENT DÜNDAR
“ÖZENLE GELİŞTİRİLEBİLİYOR”

“Suni fiyatlara ulaşmış arsalara yapılacak projeler ulaşılabilir fiyatlı konut üretmeyi zorlaştırıyor. Doğru lokasyon ve doğru arazi anlaşmaları olmazsa olmaz. Sonrasında hedef kitleyi belirleyip, o kitlenin ihtiyaçlarını anlamak gerekiyor. Özenle proje geliştirildiğinde, erişilebilir fiyatları sağlamak hayal değil. 216 Koru Plus projemizde erişilebilir konut üretmeyi kendimize hedef edindik.”

OKKALAR İNŞAAT YÖNETİM KURULU ÜYESİ MAHMUT OKKA
İYİ PLANLANMALI”

“Ulaşılabilir fiyatlı konutlar üretebilmek günümüz koşullarında çok iyi planlama gerektiriyor. Projeye başlamadan öngördüğümüz maliyetleri, proje sonuna kadar yaptığımız tüm harcamalarımızı da göz önünde tutuyoruz. Proje geliştirme ekibimizle birlikte tüm maliyetleri gözden geçirip proje üretiyoruz. Dolayısıyla yaptığımız doğru maliyet analizi bizim doğru proje üretmemize yardımcı oluyor!’

ANADOLU YAKASI İNŞAAT MÜTEAHHİTLERİ DERNEĞİ (AYİDER) BAŞKANI MELİH TAVUKCUOĞLU
“LÜKS ÜRETİM AZALMALİ”

“İnşaat şirketlerinin ucuz konut üretebilmesi için arsa maliyetlerinin önüne geçilmesi şarttır. Bu anlamda kentsel dönüşüm alanlarında emsal transferleri söz konusu olacağı gibi ucuz arsa stoklarının bulunduğu bölgelere inşaat şirketlerinin lüks konut üretim fikirlerinden caymaları gerekiyor. Çünkü lüks konut üretimi, konut satışlarını yavaşlatıyor!’

LEVENT GÖKMEN DEMİRCİLER

Haberler içinde yayınlandı | Yorum bırakın

Bir kuyu da siz açın!..

Şirketler kurumsal sosyal sorumluluk, bireyler ise hayır amacıyla eski bir geleneği devam ettiriyorlar. Dünyanın özellikle de Afrika’nın yoksul bölgelerinde yardım amaçlı açılan su kuyuları insanların kaderini değiştiriyor…

SU medeniyettir, geldiği yere hayat ve bereket getirir. Fakat suya ulaşmak dünyanın pek çok ülkesinde yaşayanlar için ulaşılması zor bir lükstür. Afrika, su konusunda en çok sorun yaşayan kıta, ardından Asya’nın bazı bölgeleri geliyor. Temiz suya ulaşamayan uzak kırsal bölgelerdeki yerleşimciler için kuyu açılması bile büyük bir nimet olarak kabul ediliyor. Bu sayede insanlar hayvancılık ve tarım faaliyetleri konusunda ilerleme kaydediyor, yaşam standartları yükseliyor.

Geleneksel kültürümüzde ihtiyaç sahipleri suyla ‘hayrat’ müessesesi aracılığıyla buluşturulur. Yardımseverler yaptırdıkları hayratlar ile temiz suya ulaşma imkanı olmayan ya da zor olan insanları suya kavuşturur. Modern zamanlarda hayrat müessesesi şekil değiştirdi ve dünyanın suya muhtaç bölgelerinde su kuyusu açma faaliyetlerine doğru dönüşüm geçirdi. Bazı firmalar sivil toplum kuruluşları ile işbirliği yaparak geliştirdikleri kurumsal sosyal sorumluluk projeleri ile su mahrumu olan bölgelere su kuyusu açarak hizmet götürüyor. Halen çok sayıda firmanın bu türden girişimleri var. Fakat pek çoğu bu girişimlerini kamuoyuyla paylaşmak istemiyor. İşbirliği yapan sivil toplum kuruluşları da ilke gereği isim paylaşmıyor.

Okumaya devam et

Haberler içinde yayınlandı | , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Onlardan hızlısı yok

Karayip ülkesi Jamaika atletizmde müthiş başarılara imza atıyor. Sor dünya şampiyonası ile birlikte efsane atlet Usain Bolt pistlere veda etse de JamaikalIlar daha uzun yıllar pistlerin tozunu atacak gibi. Turizm cenneti bu ada ülkesi yatırımcılar için büyük potansiyele sahip…

KARAYİP Denizi’nde küçük bir ada devleti olan Jamaika, dünyanın en gözde turizm merkezlerinden. Tropikal iklimi ve egzotik yapısıyla milyonlarca gezginin görmek istediği bu ülke, ulaşımın zor olması nedeniyle aslında potansiyelinin çok altında turizm geliri elde ediyor. Oysa tüm şehirlerinde dünyanın önde gelen otel zincirlerinin otelleri var. Yılda yaklaşık 1.5 milyon yabancı turistin ziyaret ettiği Jamaika, Amerikalıların düğün ve balayı yaptıkları yer olarak da öne çıkıyor.

Okumaya devam et

Haberler içinde yayınlandı | Yorum bırakın