Ekonomiden canlanma sinyalleri alınamıyor!

Ekonomiden canlanma sinyalleri alınamıyor!

Merkez Bankası, üçüncü çeyrekte iyice yavaşlayan büyümenin son çeyrekte hızlanacağı görüşünde. Ancak öncü göstergelerde bu yönde sinyal yok. Sanayi üretüni ekim ayında yüzde 5.7 geriledi. Kapasite kullanımı ekim ve kasımda geçen yılın çok gerisindeydi. Otomobil satışlarında ekim ve kasım aylarındaki ortalama artış sadece yüzde 3.5. Aynı dönemde ticari araç satışlarında ise yüzde 11.4 gerileme vardı.

Yılın ilk yarısını vasatın altında bir büyümeyle geçiren ekonomi üçüncü çeyrekte iyice yavaşladı. İlk çeyrekte yüzde 3-4 ve ikinci çeyrekte yüzde 3 olan Gayri Safi Yurtiçi Hasıla’daki (GSYtH) yıllık büyüme oranı,  üçüncü çeyrekte yüzde 1.6’ya indi.

Üçüncü çeyrekteki büyümenin yüzde 2.5 civanndaki beklentilerin de altında kalmasından sonra gözler dördüncü ve son çeyrek döneme döndü. Bu dönemdeki büyüme 2012’nin nasıl kapanacağında belirleyici olacak. Merkez Bankası, son çeyrekte büyümenin biraz hızlanmasını bekliyor ama şu ana kadar yayınlanan öncü göstergeler bu yönde sinyal vermiyor. Öncü göstergeler, ekonomideki büyümenin son çeyrekte de düşük çıkacağına işaret ediyor. Bu dunımda da 2012 yılı yüzde 2.5 dolayında bir büyümeyle kapanacak gibi görünüyor.

Ekonomist Araştırma Birimi (EAB), ekonomideki gidişatı izleyebilmek için 30 kadar göstergeyi sürekli mercek altında tutuyor. Üretim, tüketim, yatınm ve dış talep olmak üzere dön kategoride toplanan bu göstergelerden süzülüp gelen bilgi her çeyrek dönem için büyüme tahminlerinin yapılmasında kullanılıyor. Elbette burada nokta tahminler yapıp tutturmak mümkün değil ama bu yöntem ekonominin nereye doğru gittiğini anlamaya imkan veriyor.

SANAYİ VE BÜYÜME

Yan sayfadaki tabloda bu öncü göstergelerden en fazla önem taşıyanlarına yer verdik. Bu tablodaki öncü göstergeler içinde de en fazla sanayi üretimi önem taşıyor. Sanayi üretimi ekim ayında geçen yılın aynı ayına göre yüzde 5.7 geriledi. Bu da ekonominin son çeyrek Fakat sanayi üretiminde ekim ayında yaşanan düşüşte “bayram etkisi”nin de rolü olduğunu hemen belirtelim. Geçen yıl kasım ayına denk gelen Kurban Bayramı tatilinin bu yıl ekim ayına kaymasından kaynaklanan bu etki, kasım ayında pozitif yönde çalışacak. Dolayısıyla kasım ayında sanayi üretiminde yüksek bir artış yaşanmış olabilir. Ancak kasım ayında yüzde 10’luk bir üretim artışı çıksa bile ekim ve kasım aylarındaki ortalama artış yüzde 2 civa-nnda kalacak. Bu da sanayinin son çeyrekteki perfonnansının ilk üç çeyrektekinden iyi olmadığı hatta biraz daha kötüleşmiş olabileceği anlamına geliyor.

KAPASİTE KULLANIMI DÜŞÜK

imalat sanayi kapasite kullanım oranının ekim ayından sonra kasım ayında da geçen yılın çok altında kalması da bu yönde sinyal veriyor. Ekim ve kasım aylarındaki kapasite kullanım oranlarının ortalaması geçen yılın aynı dönemindeki düzeyinin yüzde 3-2 altında kalıyor. Bu da kapasite kullanımında üçüncü çeyrektekinden bile daha fazla gerilemeye karşılık geliyor. Kapasite kullanımının gerilemesi mutlaka sanayi üretiminin düşeceği anlamına gelmiyor. Fakat kapasite kullanım oranında bu kadar gerileme varken sanayi üretiminde çok yüksek bir artış da beklememek gerekiyor.

Türkiye’de sanayi üretimindeki değişim ile GSYİH büyüme oranı arasında büyük bir paralellik var. Bu durum sanayinin GSYtH içindeki payının yüzde 25’e yakın olmasından ve diğer sektörlerdeki faaliyet hacmini de etkilemesinden kaynaklanıyor. Bu ise sanayi üretimindeki değişim bilindiğinde ekonominin genelindeki büyüme oranının da aşağı yukan tahmin edilmesine imkan veriyor. Buradan da, son çeyrekte sanayi üretimindeki artış yüzde 2-3’ü geçmeyecek gibi göründüğüne göre, ekonomideki büyümenin de bu civarda kalacağı sonucu çıkıyor.

TÜKETİM VE YATIRIM

Ekonominin diğer cephelerindeki öncü göstergelere üretim cephesinden gelen göstergeleri ne ölçüde desteklediğini gömıek için bakıyoruz. Tüketim ve yatırım cephelerine ilişkin göstergeler iç talepte durumun hala kötü olduğunu gösteriyor. Dış talep cephesine ilişkin göstergeler de parlak bir tabloya işaret etmiyor.

Tüketim cephesinde CNBC-e’nin tüketim endeksi hariç tüm göstergelerde ekim ayında düşüş vardı. Bayram etkisi kaynaklı bu düşüş kasımda ortadan kalkmış olabilir. Nitekim otomobil satışları kasım ayında yükseliş gösterdi. Fakat otomobil satışlarında ekim ve kasım aylarındaki ortalama artış yüzde 3-5’te kalıyor. Faizlerin düşmeye başlaması aralık ayında tüketim talebini biraz daha fazla destek-lese bile burada ekonomiyi canlandıracak kadar bir yükseliş yaşanmış olması zor görünüyor.

Yatının cephesine ilişkin göstergeler de yatının eğilimindeki zayıflığın aynen devam ettiğine işaret ediyor. Mesala ticari araç satışlarında kasım ayında yüzde 2.2 artış yaşandı ama ekim ve kasım aylarındaki ortalama değişim yüzde 11.4 düşüş yönünde bulunuyor.

ALTIN DIŞI İHRACAT

Dış talep cephesinde ise Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin (TİM) kasım ayı verileri bir toparlanmaya işaret ediyor gibi görünse de bu yanıltıcı. Çünkü kasım ayındaki yüksek oranlı aıtışta bayram etkisinin rolü var. Nitekim aralık ayında ihracatta performans yine düşmüşe benziyor. TİM’in verilerine göre aralık ayının ilk 12 gününde ihracatta yüzde 6.6 düşüş vardı.

Türkiye istatistik Kurumü’nun (TÜİK) ihracat verilerinden büyüme üzerinde etkisi olmayan altın ihracatını düştüğümüzde ise ekim ayında sadece yüzde 3.7’lik reel artış görünüyor. Kasım ayında bu artış daha yüksek çıkabilir ama üçüncü çeyrekteki per-fonnans önceki çeyrek dönemlerde-kinden çok yüksek olacağa benzemiyor. Avrupa’daki resesyonun küresel ekonomiye yavaşlama olarak yansımaya başlaması, dış talepten büyümeye gelen katkının giderek azalmasına neden oluyor.

Bu koşullar altında son çeyrekte büyüme yine yüzde 2-3 arasında kalacak gibi. Son çeyrekte yüzde 2-3’lük büyüme yaşanması ise 2012’nin yüzde 2.5 dolayında bir büyümeyle kapanması anlamına geliyor. Bu oran hükümetin hem yılbaşındaki yüzde 4’liik hedefinin hem de sonbaharda yaptığı yüzde 3-2’lik gerçekleşme tahmininin altında kalıyor.

Merkez Bankası’nın yaz aylarında para politikasında başlattığı gevşemenin iç talep üzerinde etkisini göstermesi ancak 2013’te mümkün olacak. Bu da dış dünyada durum daha da kötüleşmezse 2013’te büyümenin yükselebileceği anlamına geliyor. kaynak: iş fikirleri

Reklamlar

About konutprojeler

İş Fikirleri
Bu yazı ekonomi iş içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s