Finansal Kurumlar Birliği hedeflerini açıkladı

osman zekiLeasing, faktoring ve finansman şirketlerinin çatı kuruluşu Finansal Kurumlar Birliği, 33 finansal kiralama, 76 faktoring ve 13 finansman şirketi olmak üzere toplam 122 finansal kurumdan oluşuyor. Birliğin temsil ettiği sektörlerin Türk finans sektörü içindeki payı aktif bazında bakıldığında yüzde 3,7 olarak ortaya çıkıyor.

Finansal Kurumlar Birliği Başkam Osman Zeki Özger, geçen hafta basın mensuplarının karşısına çıktı ve kuruluşun yaklaşımını anlattı. Birlik olarak Türkiye’de banka dışı finansal sektörün toplam ekonomideki payının artırılması için çalışacaklarım söyledi. Özger, “Birliğimiz, üyelerimizin toplamda 119 milyar TL’nin üstünde gerçekleştirdiği finansal işlem hacmini temsil ediyor. Üç sektör reel sektöre toplamda yaklaşık 60 milyar TL’lik kısa ve orta vadeli ticari ve tüketici finansmanı ile uzun vadeli yatırım finansmanı sağlıyor” diyor.

Türkiye finans sistemindeki aktif paylarını yüzde 25 artıracaklarına vurgu yapan Özger, 2014 yılında finansal kiralama, faktoring ve finansman aktif toplamının 81 milyar TL, toplam işlem hacminin ise 143 milyar TL’ye çıkacağını söylüyor. Özger, şöyle konuşuyor: “Sektörler arası işbirliğini geliştirerek uygulamada birliği sağlayacağız. Sektörlerin gelişimini ve kurumsallaşmasını sağlayarak yabancı yatırımcı ilgisini artıracağız. Tüm paydaşlarımızı kapsayan bir paydaşlık yaklaşımı sergileyip sektörlerimizin gelişimini destekleyerek ortak projeler gerçekleştireceğiz.

ekonomi iş içinde yayınlandı | , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Konut Projeleri Bayilik İle İş Kurmanın Önünü Açtı

Bayilik veren firmalar konut projelerinin etkisiyle iş ağlarını büyüttü. 2014 yılında da planlanan kentsel dönüşüm markalaı konut projeleri bir çok sektörde canlılık getirdi.

RURGER KİM.
214 FRANCHISE VERECEK

bayilikTAB Gıda, Burger King’in master franchise haklarını alarak Türkiye’ye getirdi. 2007 yılında Napoli’nin geleneksel ve taze ‘İtalyan’ tatlarını sunan Sbarro’yu bünyesine katan TAB Gıda, yine 2007 yılında Popeyes’i beğeniye sunmuştu. Arby’s ise Eylül 2010’da TAB Gıda bünyesine katılmasının ardından hızlı bir büyüme sergiledi ve 45’ten fazla restoran sayısına ulaştı. TAB Gıda, 2013 yılında ise Usta Dönerci markasını yarattı.

Burger King’in 100’ı franchise olmak üzere toplam 529, Sbarro’nun dördü franchise olmak üzere toplam 95, Popeyes’ın ikisi franchise olmak üzere toplam 95, Arby’s’in ise biri franchise olmak üzere toplam 47 restoranı bulunuyor. Bunların yanı sıra dört tane de Usta Dönerci restoranı hizmet veriyor. TAB Gıda, bu markalarıyla 2014 yılında toplam 214 adet franchise vermeyi hedefliyor.

KOMAGENG YURTDIŞINDA BÜYÜYECEK

Komagene, 2005 yılından beri başta çiğ köfte olmak üzere geleneksel lezzetleri franchising yöntemiyle sunuyor. 2 bin 800 metrekarelik hijyenik üretim tesisinde helal sertifikalı çiğ köfte üreten Komagene, Türkiye genelinde 76 ilde 644 olan bayi sayısını 2014 yılı sonuna kadar 800’e ulaştırmayı hedefliyor.

Hem Türkiye’de hem de yurtdışında ‘küçük yatırım büyük kâr’ sloganıyla yola çıkan firma, 2014 yılı sonuna kadar franchise bedeli almayacak. Komagene, yurtdışında ise Almanya’yı üs olarak seçti ve burada Ağustos 2013’te bir şirket kurarak büyümeye hız verdi. Mayıs ayında Almanya’da kurduğu üretim merkeziyle Avrupa Birliği ülkeleri için üretime başlayacak. Firma, yurtdışındaki bayi sayısını 2014 sonuna kadar 50’ye ulaştırmayı hedefliyor.

KAHVE DURAĞI BOSNA HERSEK’E AÇILIYOR

Merkezi İzmir’de bulunan Kahve Durağı, kuruluşundan beri geçen beş yıllık sürede franchising vererek büyüdü. Firma yetkilileri, markanın temel prensibinin iş ortaklan ile karşılıklı güven ortamında ticari ilişki kurmak olduğunu vurguluyor. Kahve Durağı, ilk mağazasını İzmir’de Kordon’da açmıştı. Bugün İzmir, Adana, Ankara, Aydın, Çorlu, Denizli, Diyarbakır, Edime, İstanbul, Kahramanmaraş, Muğla, Ordu, Siirt, Tekirdağ ve Yalova’da şubeleri var. Yakında Bolu Merkez, Erzurum Vakıf AVM, İstanbul Pendik Neomarin AVM, Tekirdağ Kapaklı’nın yanı sıra Bosna Hersek’te de şube açmayı planlıyor.

SARPINO’S PIZZERIA İKİ KONSEPTTE BAYİLİK FIRSATI

Türkiye’nin 600 milyon dolarlık pizza pazarına Ataşehir’deki merkez şubesiyle giren Sarpino’s Pizzeria, önümüzdeki beş yıl içinde franchising vererek büyümeyi hedefliyor. Şirket, 25-30 şubeyi kendisi, 35-40 şubeyi ise franchising vererek açacak. Bayilik sisteminde hem tek hem de birden fazla şube ile bölgesel bayilik işletmek isteyenlerle de görüşmeler yapıyor.

Şirketin ‘express’ ve ‘eve servis’ olarak iki konsepti bulunuyor.

Sarpino’s Express’in büyüklüğünün 15 ile 30 metrekare arasında olması isteniyor ve AVM ile okul kampüsleri için uygun. Eve servis modelinin ise en az 50-60 metrekare arasında olması tercih ediliyor.

Yatırımcılarda aranan en önemli özellik ise yenilikçi ve girişimci ruha sahip olması.

BUSINESS ÇENTER OFİS ARAYIŞINA SON

İşe yeni başlayan, işini geliştiren, temsilcilik yapan ya da sadece prestijli bir iş adresine sahip olmak isteyen herkesin en önemli sorunu bir ofis kurmak, donatmak ve gerekli personeli bulmak. Bu soruna bir çözüm bulan Business Çenter, isteyenlere sadece dizüstü bilgisayarlarını alıp gelerek İstanbul’un prestijli konumunda bir ofise sahip olabilecekleri, personel, mobilya, donanım ve birçok maliyetleri bir kenara bırakarak sadece işlerine odaklanabilecekleri imkanları sağlıyor.

Business Çenter müşterileri, prestijli bir iş adresine sahip olarak kartvizitlerinde ve tanıtım malzemelerinde bunu belirtebiliyor. İş ihtiyaçlarına göre kendilerine sunulan tam donanımlı ofis ve toplantı odalarından, asistanlık ve danışmanlık hizmetlerinden çok düşük maliyetle yararlanabiliyorlar. Kendi ihtiyaçlarına cevap verebilecek esnek çözümlerden dilediklerini seçebiliyorlar. Boş duran ofisler ve atıl sekreterlere ödenen kira ve maaşlar yerine sadece kullandıkları kadar maliyete katlanıyorlar.

Franchising vererek büyüyen Business Çenter, İstanbul’un Bağdat Caddesi’nde hizmet veriyor.
Yatırım için araştırma yapan girişimciler bayilik veren firmalar sayfalarını da inceleyebilir.

bayilik içinde yayınlandı | , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Eyvah, Öğle Yemeği!

Yerel kütüphanede ilkokul çağındaki çocuklar için görgü kuralı dersleri veriyorum. Onlara ağızlarında yemek varken konuşmanın veya sofrada sümkürmenin terbiyesizlik olduğunu söylüyorum. Bazen, çalışma arkadaşlarımla öğle yemeği yemek bana derslerimin yaş sınırını yükseltmeyi düşündürüyor.

DIGITAL CAMERA

Bazı yetişkinlerin basitçe tuhaf sofra adapları vardır. Şirket kafeteryasında beş iş arkadaşımla çıktığım öğle yemeğinde dördü, kafalarını çevirmeyi veya özür dilemeyi akıllarına getirmeden sümkürerek burnunu temizledi. Yemek sırasında sümkürmek de görgü kurallarında sofrada yapılabilecek en iğrenç şeyler listesinde en başlardadır.

Yaşadığım bu tecrübe şüphesiz midemi yerinden oynatmıştı. Hatta bir daha sümüklü iş arkadaşlarımla yemeğe çıkmama kararı almak üzereydim ama onların ilginç insanlar olduklarını gördüm. Öğle yemekleri de iş arkadaşlarınızı daha iyi tanımak ve işyeriniz hakkında daha fazla bilgi edinmek için iyi bir fırsattır.

Yine bir öğle yemeği vaktinde, az önce burnunu temizlemiş iş arkadaşıma dönüp önümdeki yoğurtla yüzleşmemi bile imkansız kıldığını belirttim. Özür diledi. Bir dahaki sefere yemek sırasında bize rahatsızlık vermemek için masadan kalkıp burnunu temizleyip geri döndü. Benim için öğle yemekleri tekrar iştah verici olmaya başlamıştı.

İş arkadaşlarının eksikliklerini yüzlerine karşı söylemek güçtür, ama eğer konuşmamanın bedeli çok yüksekse sesinizi çıkarmayı kendinize borç saymalısınız.

makale içinde yayınlandı | ile etiketlendi | Yorum bırakın

EXPO 2016 tanıtıldı

TÜRKİYE’NİN ilk expo organizasyonu olan EXPO 2016 Antalya’nın mimari projesi tanıtıldı.

Proje tanıtımı Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı ve EXPO 2016 Antalya Ajansı Yönetim Kurulu Başkanı Mehdi Eker tarafından yapıldı. Türkiye’nin ilk kez ev sahipliği yapacağı etkinliğin teması “Çiçek ve Çocuk”, sloganı ise “Gelecek Nesiller için Yeşil Bir Dünya” olarak belirlendi. Proje tanıtımına Bakan Eker’in yanı sıra, Antalya Valisi ve EXPO 2016 Antalya Ajansı Yönetim Kurulu Başkan Vekili Sebahattin öztürk, Antalya Milletvekili Mevlüt Çavuşoğlu, Kepez Belediye Başkanı Hakan Tütüncü ve EXPO Konsey üyeleri ile çok sayıda davetli katıldı. Bakan Eker organizasyonda yeni bir aşamada olduğumuzu belirterek şunları söyledi: “Dünya 160 yıldır bu tür organizasyonlar yapıyor. Paris denince akla gelen Eyfel, Londra denince aklan gelen Kristal Palace birer EXPO ürünüdür. 2016 yılında

Türkiye’nin ilk EXPO’sunu düzenleyeceğiz. İlk EXPO’ya ev sahipliği yapma onuru Antalya’nın oldu. Antalya bunu hak ediyor ve en iyi şekilde hazırlanıyor.”

EXPO 2016 Antalya’nın bin 100 dönüm alanda gerçekleştirileceğini kaydeden Eker, “Bu alanda bahçeler, rekreasyon bahçeleri, özel bitki sergilerinin yapılacağı alanlar oluşturacağız. Altyapı çalışmaları başladı. EXPO Konseyi daha geniş bir platform olarak Genel Sekreterlik ile koordineli bir şekilde çalışmalarını sürdürüyor” dedi.

ekonomi iş içinde yayınlandı | , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Piri Reis haritası mücevher kalemlere dönüştü

UNESCO tarafından dünyanın en değerli kültür hâzinelerinin arasına alınan Piri Reis haritası, OMAS ve Arte Gioia işbirliği ile mücevher kalemlere dönüştü. Koleksiyon değeri taşıyan ve el işçiliğiyle limitli sayıda üretilen eşsiz kalemler Türkiye’yle birlikte dünyada da meraklılarına sunulacak. “Piri Reis, Limited Edition” kalem serisi Çırağan Sarayı’nda düzenlenen bir basın toplantısıyla kamuoyuna tanıtıldı.

Dünyaca ünlü OMAS kalemlerinin İÜ “Çağlar Boyunca Başyapıtlar” serisinin en yeni modeli olan “Piri Reis” koleksiyonunun el f jff yapımı kalemleri, İtalya’daki OMAS atölyelerinde tasarlandı. Koleksiyon ilhamını, ünlü gezgin ve Osmanlı Devleti’nin amirallerinden Piri Reis’in 1513 yılında çizdiği ve bugün dünya tarihini yeniden şekillendiren kaynaklar arasında sayılan ilk dünya haritasından aldı.

500’üncü yaşında UNESCO tarafından dünyanın en önemli kültür miraslarından biri olarak kabul edilerek 2013 yılı kutlama ve anma programlarına dahil edilen Piri Reis haritasının verdiği ilham, OMAS sanatkarlarının usta ellerinde mücevher kalemlere dönüştü. Arte Gioia Genel Müdürü Murat Ünal, Piri Reis serisinin tanıtım toplantısında yaptığı konuşmada, şunları söyledi: “İki yıl önce, kaliteli el işçiliğiyle dünyanın bir numarası olan İtalyan OMAS firmasıyla yaptığımız işbirliğinin ilk ürünü olan ‘1453 İstanbul’un Fethi’ kalemlerimizi dünyaya armağan etmiştik. Bu gurur verici durumun bize verdiği motivasyonla, yine OMAS sanatkarlarının usta ellerinde hayat bulan ikinci koleksiyonumuzu hazırladık. Piri Reis serimizin de kısa sürede dünya koleksiyoncularının yeni gözdesi haline geleceğini umuyoruz.”

makale içinde yayınlandı | , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Bankalara 2009 uyarısı!

Para piyasalarındaki hareketliliği bahane eden bankalar kredi konusunda tutucu davranıyor. İş dünyası, bankacıları kredi geri çağırma gibi 2009’da yapılan hataları tekrarlamamaları konusunda uyarıyor…

YAZ aylarının son günlerinde piyasaları tam anlamıyla ateş bastı. Dolar kuru 2 TL’yi aştı, gösterge faizleri çift haneli rakamlara ulaştı, altın tekrar yükselişe geçti. Borsa İstanbul değer kaybediyor. Merkez Bankası piyasaların ateşim düşürebilmek için iddialı açıklamalar yapsa da tabloda pek değişen bir durum yok. Piyasalarla ilgili detaylı haber ve yorumları diğer sayfalarımızda bulabilirsiniz. Biz piyasalardaki hareketliliğin reel sektöre, sanayiciye ve tüccara nasıl yansıdığını araştırdık. Bize gelen bilgilere göre piyasa şartlarının değişmesini bahane eden bankacılık sektörü kredi konusunda daha tutucu olmaya başlamış. Dört beş ay önce kapı kapı dolaşıp kredi pazarlamaya çalışan bankalar şu sıralar kredi verirken adeta kılı kırk yarıyormuş. Vakitlerinin büyük kısmım sahada müşteri ziyaretlerinde ve kredi pazarlamada geçiren bankaların pazarlama elemanları şu sıralar ofisten dışarı çıkmıyormuş.

Ankara, İzmir, Kocaeli, Denizli, Gaziantep Sanayi ve Ticaret Odası başkanları ile yaptığımız görüşmelerde piyasalardaki hareketliliğin iş dünyasını tedirgin ettiğini gördük. Iş dünyası, bankacılık sektörünü 2008-2009 yıllarında hissedilen global krizdekine benzer bir davranış içine girmemeleri konusunda uyarıyor.

“PANİĞE GEREK YOK”

Ankara Sanayi Odası Başkanı Nurettin Özdebir, piyasalardaki durumu yakından takip ettiklerini belirterek, bankacılık sektörünün davranışları hakkında üyelerinden şimdilik bir şikayet gelmediğini söylüyor. Özdebir, “Ancak dünya konjonktüründeki duruma göre bankaların sanayiciye davranışlarında değişiklikler olabilir. 2008 ve 2009’da bunu yaşadık” diyor. 2009 yılında bankaların panik havasıyla hareket ettiğini ve birçok şirketi zor durumda bıraktığını söyleyen Özdebir şu değerlendirmeyi yapıyor:

“2009 yılında kredileri geri çağırdılar. Piyasalar daraldı. Bundan herkes zararlı çıktı. Reel sektör zarar görürse bankacılık sektörü de bu zarardan pay alır. Kredi geri çağırmalarının çare olmadığını gördük. Bankaların durumu bugün geçmişten daha iyi. Parasal daralmanın olacağı çok önceden belliydi. 2010, 20011 ve 2012’de bankalar iyi kar yaptı.

Para politikaları, Merkez Bankası ve BDDK tedbirleriyle sermayeler güçlendirildi. Zor günler için ihtiyat akçeleri biriktirdiler. Bugün bankaların farklı bir tutum içine girmeleri için sebep yok. Bankalar reel sektörle kol kola girmeli. Kendi ayağımıza kurşun sıkmanın anlamı yok. Bankacılık sektörü yağmurlu havada şemsiye açmaz diye bir algı var. Bu algıyı kırmaları lazım. Bugünkü tabloda ise panik yapacak bir durum yok. İşletmeleri zora sokmadan, üretim süreçlerine zarar vermeden hareket edilmeli. Yatırımlar konusuna gelince, kurların, faizlerin yükseldiği bir ortamda yatırımcı ister istemez bekliyor. Suriye’ye bir müdahale olur mu diye bekleyenler var. Haliyle yatırımcı önünü görmek istiyor. Sonuç olarak şunu söyleyebilirim. Türkiye’nin potansiyeli yüksek. Ciddi bir sıkıntı yaşanmadan bu dönem de atlatılır.”

“HERKES DİKKATLİ OLMALI”

Kocaeli Sanayi Odası Başkanı Ayhan Zeytinoğlu bankaların böyle bir ortamda kredilerde bekleme dönemlerine girmelerini sürpriz olarak görmüyor. Zeytinoğlu, “Bankaların piyasaların hareketli olduğu dönemlerde pozisyon değiştirmeleri yeni bir şey değil. Faizler düşerken de yükselirken de ceza kesiyorlar. Faizler düştüğünde birçok işletme kredi kapatmak istediğinde komisyon alarak cezalandırdılar” diyor. Yüksek faizin yatırım için engel olduğunu vurgulayan Zeytinoğlu, “Biz faizden ve yüksek kurdan para kazanmak istemiyoruz. Döviz enflasyon kadar yükselmeli. Hızlı yükseliş ve düşüş bizi rahatsız eder. Bizim için istikrarlı kur önemli” diyor. Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı’mn kurlarla ilgili söylemini iddialı bulan Zeytinoğlu, şunları söylüyor:

“2 TL’yi aşan dolar kurunun 1.92’lere gelmesi de sanayici ihracatçı için riskli. Sanayici için en tehlikeli durum ise faizler. Yüksek faiz ortamında yatırım olmaz. 2023 hedeflerine yüksek faiz oranlarıyla ulaşanlayız. Türkiye’ye son dönemlerde de gelen yatırımlar ağırlıklı olarak iç piyasaya dönük. Halbuki Türkiye üretim üssü olmalı ve ihçata dönük yatırımları çekmeli. Piyasanın bu şekilde hareketlenmesi nedeniyle yatırımcılar da firene basabilir. Bütün tarafların dikkatli olması lazım.”

“YERLİNİN ÖNEMİ ORTAYA ÇIKTI”

572 firmanın faaliyet gösterdiği ve 35 bin kişinin istihdam edildiği İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesi Başkanı Hilmi Uğur-taş ise, yabancı sermayeli bankaların öncelikle kar ve çıkarlarını düşündüğünü vurguluyor. Uğurtaş, “Devlet bankaları da elden çıkmış olsaydı daha zor günler yaşardık” diyor. Faizlerdeki yükselişin kredi taleplerini etkilediğini söyleyen Uğurtaş, “OSB için bir banka ile kredi görüşmesi yaptık. Oranlar yüksek olduğu için vazgeçtik. OSB’de yapacağımız altyapı yatırımını erteledik. Bizim gibi sanayici de yatırımlarında beklemeye geçer. Yüksek faiz ortamında yatırım zor” diyor. Döviz kurları ile ilgili de değerlendirme yapan Uğurtaş, Türkiye’nin sıcak paraya ihtiyacı olduğunu söylüyor. Uğurtaş, “Doların güçlenmesi Türkiye’yi sıkıştırıyor. Cari açık sıcak para ile dengeleniyor. Sıcak paraya ihtiyaç var. Merkez Bankası’mn açıklamaları piyasayı yumuşatmaya dönük. Ama gerçekler öyle değil. Faizlerin yükselmesi yatırım hevesini kırıyor” diyor.

GAZİANTEP’İN KULAĞI SURİYE’DE

Gaziantep Ticaret Odası Başkanı Eyüp Bartık da bankaların bu ortamda kendi pozisyonlarını aldıklarını söylüyor. Bartık, “Gaziantep’teki işletmelerin sermayesi güçlü, altyapısı sağlam. Pazar çeşitliliği var. Bankaların pozisyon değiştirmesi onları çok etkilemez. Henüz kredi geri çağırma gibi bir vaka duymadık. Ancak bizim için en önemli konulardan biri Suriye’ye müdahale ihtimalinde” diyor.

ekonomi iş içinde yayınlandı | Yorum bırakın

Yatırımcı Türkler 7 basamak zıplattı

YABANCI sermaye yatırımları konusunda 2012 yılı bir önceki yıla nazaran pek iyi geçmedi. Küresel doğrudan yatırım miktarında hatırı sayılır bir düşüş yaşandı. Bu düşüşün en önemli nedeni dünya genelinde şirket birleşme ve satın almalarının ciddi şekilde yavaşlaması idi. Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Örgütü (UNCTAD) tarafından hazırlanan ve tüm dünyada eşzamanlı olarak duyurulan “2013 Dünya Yatırım Raporu” bu alanda hazırlanan en kapsamlı araştırma niteliğinde. UNCTAD araştırmasına göre, 2011’e göre yüzde 18 gerileyerek 2012’de 1 trilyon 350 dolar (2011’de 1.45 trilyon dolar idi) olan uluslararası doğrudan yatırımların 2013 yılında tekrar yükselişe geçerek kriz öncesi ortalamayı yakalaması ve 1 trilyon 450 milyar dolara ulaşması bekleniyor.

Türkiye’ye gelince, dünyanın en çok sermaye çeken ülkeleri sıralamasında iki basamak yükselerek 24’üncülüğe çıktı. Bu yükselişi geçen yılın tamamında çektiği 12.4 milyar dolarlık yatırımla sağladı. Ancak 2011’de 26’ncı sırada iken çektiği sermayenin 16 milyar dolar olduğunu hatırlatalım.

7 BASAMAK YÜKSELDİK

Gelecek konusundaki UNC-TAD’ın beklentileri en azından Türkiye açısından olumlu. UNCTAD gelecek iki yıl içinde kademeli olarak yükselerek 2015’te 1.8 trilyon dolara çıkması beklenen yabancı sermaye hareketlerinden Türkiye’nin olumlu etkileneceğini düşünüyor. Son bir bilgi… Türkiye ile ilgili değerlendirmelerde hep ne kadar yatırım çektik diye bakıyoruz. Oysa Türkiye artık yatırımcı ülke olarak da hızla yükseliyor. UNCTAD verilerine göre, Türk şirketleri 2011 yılında 2,5 milyar dolarlık dış yatırım rakamı ile 43’üncü sıradaydı. 2012’de bu rakam 4.1 milyar dolara çıktı ve bu da Türkiye’yi yedi basamak birden yükselterek 36’ncı sıraya taşıdı.

ekonomi iş içinde yayınlandı | Yorum bırakın